Gündem | 11.05.2022 11:40:10

Toplumun yüzde 98’i sürdürülebilir bir yaşam tarzı istiyor

Toplumun yüzde 98’i sürdürülebilir bir yaşam tarzı istiyor
"Türkiye’nin Sorumlu Tüketim Davranışları: Sosyo-Kültürel Trend Araştırması 2022” sonuçları açıklandı

Sustainable Brands küresel topluluğunun ülkemizde başlattığı kolektif marka hareketi Brands For Good Türkiye, ilk kez tüketicilerin sorumlu tüketim davranışlarını ölçümleyen, büyük çaplı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Visa’nın desteği ve Ipsos iş birliği ile gerçekleştirilen Türkiye’nin Sorumlu Tüketim Davranışları: Sosyo-Kültürel Trend Araştırması 2022 (Socio-Cultural Trend Tracker 2022) şu verileri ortaya koyuyor.

Türkiye’de tüketicilerin yüzde 88’i pandemi sürecinden dolayı küresel sorunlarla ilgili farkındalığının arttığını söylüyor. Toplumun yüzde 98 gibi büyük bir çoğunluğu çevresel ve sosyal konularda sorumlu davranma çabasında ve niyetinde olduğunu ifade ederken, özellikle dayanıklı toplum yaratmak için gereken davranışlarda ve geri dönüştürme konusunda toplumun niyet ve eylemleri arasında fark olduğu görülüyor. Araştırma bulgularına göre toplumun yüzde 86’sı iyi yaşam hedeflerine ulaşmak için onlara destek olan markalara daha sadık olduklarını belirtiyor.

Sürüdürülebilir Yaşam Tarzı İçin Niyet Var Ama Bilgi Eksik

Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu dünyada olan bitenler karşısında sadeleşerek dengeli bir yaşam tarzı edinmek, sorumlu tüketim davranışları sergilemek için ‘istekli’.  Toplumun yüzde 79’u hem pandeminin hem de ekonomik şartların sürdürülebilir bir yaşam tarzı için önlerinde bir engel teşkil ettiğini ifade ediyor. Araştırmaya katılan tüketicilerin yarısı sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemeye dair niyetinin yüksek olduğunu vurgularken, yalnızca yüzde 2’lik bir kısmı sürdürülebilirlik konularına dair ilgisinin olmadığını belirtiyor. Araştırma, tüketicilerin markalardan sürdürebilirlikle ilgili sorunlara çözüm getirmesini beklediğini ortaya koyuyor.

Tüketiciler Markalardan Çevresel Ve Sosyal Sorunlara Çözüm Üretmelerini Bekliyor

Türkiye’de tüketicilerin yüzde 78’i çevre kirliliği ve iklim krizi gibi çevresel sorunlarla, insan hakları ve cinsiyet eşitliği gibi sosyal sorunların eşit derecede öneme sahip olduğunu belirtiyor. Toplumun en önemli bulduğu sorunların başında kadına karşı şiddet geliyor. Bunu ekonomik koşullar ve çocuğa karşı şiddet takip ediyor. 10 tüketiciden 8’i çevresel ve sosyal sorunlara çözüm getirmeye çalışan markalardan alışveriş yapmayı tercih edeceklerini söylerken, yüzde 22’si sürdürülebilir bir yaşam tarzını uygulamasına yardımcı olan markalara, daha fazla ödemeye hazır olduklarını ve yüzde 86’sı da iyi bir yaşam hedefleri için onlara destek olan markalara daha sadık olduklarını belirtti.

Tüketiciyi Anlamak Sürdürülebilir Marka Stratejileri İçin Yol Gösterici Olacak

Global olarak belirlenen 9 sürdürülebilir davranış etrafında gerçekleştirilen eylemleri de ölçümleyen araştırmanın sonuçlarına göre, her iki kişiden biri ‘Yaşarken dünyaya iyi davrandığını’ söylüyor. Tüketicilerin sorumlu tüketim davranışları incelendiğinde su ve yiyecek israfını önlemek gibi kültürel normlarda da bulunan davranışların tüketiciler tarafından en çok benimsenen davranışlar olduğu ortaya çıkıyor. Geri dönüşüm ve akıllı enerji kullanımı da ekonomik ve sosyal normlar nedeniyle yerleşmiş sorumlu tüketim aksiyonları olarak öne çıkıyor. Araştırılan sorumlu tüketim davranışlarını sergilemeyenlerin sunduğu sebepler arasında; sürdürülebilir ürün ve hizmetlerin pahalı bulunması, çevresel ve sosyal sorunların bireysel boyuttaki davranışlarla çözülemeyeceği inancı, nereden başlanacağının bilinmemesi ve tüketicilerin hayatında sürdürülebilirlik konusunun öncelikli olmaması gibi konular ön plana çıkıyor. Bu doneler markaların sürdürülebilir bir yaşam tarzı ve kültürel bir dönüşüm için tüketiciye yol göstermesi ve sorumlu tüketimi ulaşılır kılmaları gerektiğini ortaya çıkarıyor.

Sorumlu Tüketim Davranışlarında Şampiyon Kadınlar

Araştırmanın dikkat çeken çıktılarından biri de kadınların yüzde 65 oranında erkeklere göre sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemek için niyetlerinin çok daha yüksek olması. Özellikle tek kullanımlık plastik tüketimi, yeni bir ürün almak yerine eskisini tamir ederek yeniden kullanmak, doğa dostu ürünleri tercih etmek ve geri dönüşüm konularında erkeklere göre niyetlerinin çok daha yüksek olduğu görülüyor. Dikkat çeken bir diğer iç görü ise sürdürülebilir davranışlar sanılanın aksine sadece büyük şehirde yaşayan ve yüksek gelir grubuna dahil tüketicilerin odağında değil, tüm bölgeler ve gelir gruplarının da eşit derecede gündeminde.



Paylaş: